PANDEMİ DÖNEMİNDE
KOBİ’LER İÇİN HAYATTA KALMA REHBERİ

COVID-19 salgınını dünya çapında insan sağlığını ve ekonomik refahı etkileyen benzeri görülmemiş bir küresel kriz olarak nitelendirebiliriz. Pandemi, dünya çapında bir ekonomik yavaşlamaya neden olarak ticareti, yatırımı, büyümeyi ve istihdamı etkileyerek büyük ve küçük çaplı işletmeleri etkisi altına almıştır. Dünya Ticaret Örgütü, pandemi döneminde dünya ticaretinin % 13 ile % 32 düşeceğini öngörmüştür. Gayri safi yurt içi hasıladaki küresel kayıplar şu anda yüzde 5 civarında seyretmektedir.

Pandemi süreci dünyanın her köşesini etkilemiş olsa da, COVID-19’un başlattığı ekonomik deprem herkesi aynı şekilde etkilemiyor. Fırtınayı atlatmak için daha az kaynak olması nedeniyle, KOBİ’ler krizin yansımalarına karşı özellikle savunmasız kalıyor. Bu yazımda pandemi döneminde hayatta kalmak için neler yapılması gerektiğini kısaca özetlemeye çalıştım.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, her sektörün ve her şirketin dinamikleri çok farklıdır. Bu nedenle bu yazıda bahsettiğim çözüm önerileri her sektöre ve şirkete uymayabilir. Şirketinizin detaylı olarak analizinin yapılması ve bu çözüm önerilerinden hangilerine odaklanması gerektiğinin belirlenmesi büyük önem arz etmektedir. 

Sadece Giderlerinizi Azaltmaya Odaklanmayın

Kâr
=
Gelirler

Giderler

Herkesin bildiği bu basit formül, hayatta kalabilmemiz için gelirlerimizin giderlerimizden fazla olması gerektiğini söylüyor. Pandemi dönemindeki olumsuz koşullardan dolayı gelirler ciddi oranda düşmekte, giderler gelirleri geçmeye başlamaktadır. Bu da ciddi bir panik havası esmesine neden olmaktadır. Pandemi nedeniyle dünya genelinde ortalama şirket iflaslarında yüzde 25 artış olması beklenmektedir.

Bu dönemde hayatta kalmak için akla gelen ilk aksiyon giderlerin azaltılması olmaktadır. İlk odaklanılan maliyet ise ne yazık ki çalışan maliyetleri olmakta ve bu nedenle çalışanların işine son verilmekte, ücretsiz izne çıkartılmaktadır. Bu da kısa sürede maliyetleri azaltmakta ancak gelirler artmadığı için orta / uzun vadede şirket için olumsuz etkiler bırakmaktadır. Bu nedenle giderleri iyi analiz etmeli, bizi orta vadede sıkıntıya sokmayacak aksiyonlar alınmalıdır. Örnek vermek gerekirse evden çalışabilecek personelin evden çalışması sağlanarak enerji, yemek, ulaşım, ofis alanı gibi maliyetler düşürülebilir. Bununla birlikte, pandemi döneminde hayatta kalmak ve ileride sürdürülebilir büyümeyi yakalamak için ilk odaklanmamız gereken alan giderleri azaltmak değil gelirleri artırmak olmalıdır

  • Satış Organizasyonunuzu Gözden Geçirin

Satış bölümünde çalışanlarınızın şirketi sahiplenmesi çok önemlidir. Özellikle pandemi döneminde bu çok daha büyük önem arz etmektedir. Satış organizasyonunuzun ne kadar etkili olduğunun analizini yaparak bu bölümün şirket içinde daha önemli bir konuma gelmesini sağlamalısınız. Prim ve ödüllendirme sisteminizi gözden geçirerek çalışanlarla aranızda bir kazan/kazan stratejisi oluşturmalısınız. Bu sayede çalışanlarınızın motivasyonu artacak, sizler de çalışanlarınız da daha çok kazanacaksınız.

  • Dijital Pazarlamaya Önem Verin ve Marka Algınızı Güçlendirin

21. yüzyılda dijital pazarlamanın önemini anlatmaya gerek olmadığını düşünüyorum ancak dijital pazarlama pandemi döneminde daha da büyük önem kazanmıştır. İnsanların evlerine kapandığı, her şeyin sanallaştığı bir dünyada şirketinizin dijital ortamda yer almaması eriyip gitme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Tam tersine dijital pazarlamaya önem vererek marka algısını güçlendiren şirketler de pandemi dönemindeki krizi fırsata çevirebilmektedir. Dikkat çekici bir web sitenizin olması, sosyal medya kanallarınızın profesyonelce yönetilmesi, dijital reklamlarla ön plana çıkılması almanız gereken ilk aksiyonlar olmalıdır.

  • Devlet Desteklerinden Azami Oranda Faydalanın

Pandemi döneminde devlet desteklerinin önemi çok daha fazla artmıştır. Bu kapsamda destek, teşvik ve hibelere yönelik araştırmalar yapılmalı, şirketiniz bu desteklerden azami oranda faydalanmalıdır. KOSGEB, TÜBİTAK, Kalkınma Ajansı ve Avrupa Birliği destekleri takip edilmeli; sektöre özel hibe ve kredilerle ilgili bilgi sahibi olunmalıdır. Size en uygun destek programlarını bulduktan sonra bu alanlara yoğunlaşarak şirketinize maddi kaynak sağlayabilirsiniz.

  • Çalışanlarınızdan Aldığınız Verimi Artırın

Çalışanlarınız şirketinizin en büyük sermayesidir. Kriz dönemlerinde yetkin ve kalifiye çalışanlara sahip olan şirketler ayakta kalabilmekte, kaliteli insan gücüne sahip olmayan şirketler çok fazla hayatta kalamamaktadır. Bu kapsamda, çalışanlarınızdan aldığınız verimi artırmanın yöntemlerini belirlemelisiniz. Öncelikle yetenek yönetimine yönelik olarak puanlama, prim ve ödüllendirme sistemi belirlemelisiniz. Bununla da kalmayıp çalışanlarınızın daha yetkin olmasına yönelik olarak eğitimler belirlemeli ve çalışanlarınızın motivasyonunu artırmalısınız.

  • Dijitalleşme Çalışmalarınıza Hız Verin

Dijitalleşme ve dijital dönüşüm kavramları son dönemde çok popüler hale gelmiştir. Bununla birlikte, her moda terimde olduğu gibi altı da çok boşalmıştır. Özetle dijitalleşme düşük maliyetlerle yüksek karlılık hedeflerine ulaşmanızı sağlar, hızlı ve kaliteli bir şekilde iş yapmanıza ortam sağlar. Dijitalleşme sadece üst yönetimin sahiplenmesiyle olabilecek bir şey değildir, tüm çalışanların bu değişime destek olması gerekmektedir. Bu nedenle dijitalleşme çalışmalarında çok dikkatli olunmalıdır. Öncelikle şirketinizin dijitalleşme ihtiyaçlarını belirlemeli, ardından dijitalleşme stratejinizi oluşturmalısınız. Sonrasında dijital dönüşüme yönelik aksiyonları belirleyerek şirketinizi yeni bir boyuta ulaştırabilirsiniz.

  • Farklı Sektörlere Açılın

Hepimiz konfor alanımızda olmayı severiz. Müşterileri biliriz, tanırız, ihtiyaçlarına çok kolay bir şekilde çözümler oluşturabiliriz. Bununla birlikte, özellikle kriz dönemlerinde sığınılacak limanlar bulabilmek de çok önemlidir. Örnek vermek gerekirse savunma sanayi gibi sektörler kriz dönemlerinden olumsuz anlamda çok etkilenmezler, hatta bu dönemlerden güçlenerek çıkarlar. O halde sizler de farklı limanlar bulmaya ne dersiniz?

  • Dünyaya Açılın

Globalleşen dünyamızda ihracat çok büyük öneme sahiptir, özellikle de pandemi döneminde. İhracat odaklı satış pazarlama organizasyonuyla tahmin bile edemeyeceğiniz bir ihracat başarısına ulaşabilirsiniz. Öncelikle ihracat stratejinizi oluşturmalı, hedef bölgeleri ve ülkeleri belirlemelisiniz. Sonrasında söz konusu ülkelerden kendinize çözüm ortakları, iş ortakları bularak ürünlerinizin / hizmetlerinizin ihracatlarını gerçekleştirebilirsiniz. Unutmayın ki her şey inanmakla ve odaklanmakla başar.

  • Uzman Bir Yol Arkadaşıyla Devam Edin

Yukarıda bahsettiğim çözüm önerileri şirketinize özel olarak önceliklendirilmeli ve detaylandırılmalıdır. Bu konulara odaklanmak günlük hayatın koşuşturması ve yoğunluğu içerisinde çok kolay olmayacaktır. Bu nedenle bu konuda uzman bir yol arkadaşıyla yola çıkmanız size ciddi anlamda zaman kazandıracaktır. Biz de tüm bu konularda uzman bir danışmanlık şirketi olarak çözüm ortaklarımızla birlikte her zaman yanınızda olacağımızı belirtmek isteriz. Şirketinizin analizini yapacak, size çözüm önerileri geliştirecek ve uygulamada da yanınızda olacak bir yol arkadaşı isterseniz bize info@benovaconsulting.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Hepinizi sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

Erdinç Mert